12 Şub 2009

payıma düşen sessizliktir..



yağmur damlaları
akıp gidiyor saçlarımın arasından alnıma
yavaşça süzülüyorlar aşağılara
yüzüme
silmeksizin yürüyorum cümlelerin
üzerine
üzerine..

konuşuyorsun
kelimeler uçuşuyor göğünde..
çağıl çağıl dökülüyorlar

ıslanırken ellerim
gırtlak hizama kadar varınca ses'sizliğim
boğuluyorum.

bir minik tenhaya tırmanıyor gözlerim.
ünlem işaretlerinden korkup kaçıyorum
peşime takılmıyor, virgüller

orada kalıyorum
titriyorum.

yerlere saçılmış
anlamları toparlıyorum bir araya
alelacele..

eğilip fısıldıyorum, aşk diye..
tutuşurken her biri,
birbirlerine sarılıp
tek bir ateş olup, ısıtırken içimi

uzanıyorum
yağmurları üzerime döken buluta.

ne hüzün damlaların!
ne içimi baştan ayağa,
sarsan bu şimşek !

kafa tutuyorum, duyuyor musun ?

hiçbiri senin değil artık, bil.

bir soru işaretinden çengeldir
ardımdan sürükleyen
seni..

benimse
payıma düşen
derin bir ses'sizliktir.

6 yorum:

sufi dedi ki...

Üzerine yağmurları boşaltan bulutlara
elleriyle birbirine aşklarını anlatanlara, payına düşen sessizliği içine sindirenlere aşk olsun.Sevgiler dilek.

_Screaming_Silence_ dedi ki...

Yağmuru seviyorum,
Yağmurun sesine kulak verenlerin Ruhuna damlayan yağmurlar Konuşuyor şiirlere..

Çok güzeldi, eline sağlık.

mm dedi ki...

Çok güzel şiirler..hoş bir blog.
http://derin-vadi.blogspot.com/

hayatınortasında dedi ki...

güzel yorumlarınız için teşekkür ederim :)

Journey to Orient dedi ki...

aman yaaa... bıktım kardeşim sizin bu şiir de yazarım, öykü de, film de seyrederim, kitap da okurum, bebek de büyütürüm, güzel de olurum, zeki de.. hallerinizden kuzum :)

ve fakat bilmem farkında mısınız, şiirde bir açılım yaptınız. artık kendinizin sırrına ermiş olduğunuz şiirlerden öte, sırrı açma eğiliminde, ortak bir dil kullanma halindesiniz. yani şiirinize ermek artık mümkün.

ve sıkıntılı zamanlar, şiirin mürekkebi.

öpüyorum sizi ve kahve içmeye bekliyorum :) martıların çığlık atmadığı bir yer biliyorum ki orada çığlık atmak serbest, hani istersen... kahvesi güzel. zamandan azade, topraktan da :) öylesi masalsı yani...kırmızı başlık takıp, kurtları ekip, yedi cüceleri uyutup, cadıyı atlatıp gitmek gerek.

neslihan dedi ki...

bir yerinden tutayım,en çok şurasını beğendim diyebileyim çabasına kapılıp!-nedense!- yeniden yeniden okudum:) ama seçemedim...bir bütünde tek tek,toptan her kelimesi özenli ve çok güzel...

yüreğine sağlık,sevgiyle...