6 Şub 2009

Bildik Bir Öykü / 3

Saat: 9,15

Annemden önce kalkıp, çayı koydum. Kahvaltılıkları hazırlamaya başlıyorum. Tatlı bir şekilde, ikna edici tüm özelliklerimi kullanarak, dün red cevabı aldığım çay davetine gitmeliyim. Git-me-liyim. Mutlakaaa.
Okulda sivri tiplerin düzenlediği, biletleri de muhtelif bir ücretle satılan, bir tür parti bu bahsettiğim çay. Ama gel de anneme anlat bunu..

Saat: 10,06
Çaylarımızı içiyoruz. Hiçte yumuşak bir ifade ile bakmıyor bana. Nasıl başlıycam söze ? ne demeliyim ? Karnım ağırıyor gerginlikten. Ali ile dans edebiliriz, gidersem..

- anne, bizim sınıftakilerin hepsi gidicek. Bir ben olmuycam, Ayla’nınkiler sorun bile yapmamışlar.

- Ben Ayla’nın annesi değilim! Off. Kötü bir başlangıç yaptım.
- Neler geliyor insanların başına, böyle yerlerde.
- Anne, Türk Filmi çekmeye gitmiyorum. Alt tarafı bir çay.

- O tüm duyduklarımızın, yaşanmadığını mı sanıyorsun. Her olayın yaşayan bir tanığı var. Uzatma artık. Gitmiyorsun!

Saat: 11,45

Deli gibi döneliyorum evin içinde. Yok mutlaka gitmeliyim, sakin de değilim artık. Eşyaları fırlatıp atıyorum, kapıları çarpıyorum. Biliyorum sonum hiç iyi olmayacak ama, içimdekine engel olamıyorum.

Odamdayım. Kapıyı kilitledim. Avazım çıktığı kadar bağırıyorum;

- millet bu yaşına gelmiş, nerelerde fink atıyor..biz kuzu gibi annemizin dizi dibinden ayrılamıyoruz.

- Yeterrrrr. Ardından ayağındaki terliklerden birisi kuvvetlice odamın kapısına çarpıyor.

- Oldu. Siz ne zaman isterseniz, o zaman konuşayım bir dee. Diğer ikincisi de, kapıya çarpıyor.

Devam etmem, ikimiz içinde hiç iyi olmayacak. Susarak, başka bir eyleme geçiyorum.

Saat: 13,34

Beni bekleyip, gitmiştir artık Ayla’lar. Bunun düşüncesi bile, canımı acıtıyor. Odamdan dışarı çıkmama, yemek yememe kararı aldım. Görsünler bakalım, “kızımmm” diye gelirler kapıma.

Saat: 15,55
Ağlamıyorum artık..ama acaip dağıtasım var şu evi.

Saat: 23,00
Uykum geldi. Ama açlıktan uyuyabileceğimi sanmıyorum. Annemin daha güçlü bir iradesi var anladım, takdir mi etmeli şimdi. Yok, çıkıp mutfakta bir şeyler atıştırmalıyım.

Sabah çabuk olsun, Ayla her şeyi, her ince ayrıntıyı noktasız, virgülsüz anlatır bana. Ali’yi görmüş müdür acaba?

Bilmediğim ve asla da bilemiyeceğim kaç ayrıntı yaşanmıştı ki o gün, bensiz ?

6 yorum:

neslihan dedi ki...

uğrayamadığım şu kısacık sürede buralarda bir hikaye rüzgarı:))hem de arkası yarın olanından!iddialı ve hoş...
Ben iyi şiir yazıyorsun sanıyordum komple bir yazar-şair ile tanışmışım aslında,ne onur verici bir süpriz...

sevgiyle...

hayatınortasında dedi ki...

yorumlarını, okurken yüzüme yansıyan gülümsemeyi özlemişim :)

nesli dedi ki...

ben de tüm yazdıklarını ve seni...
:))

teşekkürler...

hayatınortasında dedi ki...

Bumar'ın oğlu Tımar..ilginç bir blog ismi :) O bahsettiğiniz kişi de benim. Bilgilendirdiğiniz, ilgilendiğiniz için teşekkürler :)

Bumar'ın Oğlu Tımar dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
hayatınortasında dedi ki...

siz kimsiniz ?