14 Oca 2009

Haber (im)




Günün ve insanların, henüz uyanmadığı bir sabahtı. Elimde dünden kalma okunmamış bir gazeteyle yürümekteydim. Ayağımın altındaki yaprakların hışırtılarında saklı uykularımı uyandırmadan ilerliyordum. Rüzgârdan sallanan salıncaklara baktım bir süre. Sonra bir banka oturdum.

Oturuşumla, içimi ürperten o ayaz vücudumu sardı. Montuma sokulurken, gazeteyi bankın üzerine gelişi-güzel bıraktım. Sonra gazetedeki o fotoğrafı gördüm. Birisi sabahın köründe bir parkta bir bankın üzerinde oturmuş ve gazete okuyordu.
Ne gibi bir haber değeri vardı ki bunun?

Tam o anda, gözüme çarpan o ışığın bir fotoğraf makinesinin flaşı olduğunu anladım. Yerimden kalkıp fotoğrafı çeken kişinin peşinden koşmaya başladım. Çok hızlı koşuyordu. Arada arkasına bakıp adımlarını daha sıklaştırıyordu. Derken parkın çaprazındaki binaların arasındaki sokağa girdi. Daha önce hiç görmemiştim bu sokağı. Sokağa girdiğim anda fotoğrafçıyı kaybettim. Peki, burası neresiydi?

Soluklanmak için, duvara yaslandım.
Sokağın diğer tarafında, bir kadınla erkek birbirlerine bağırmaya başladılar. Bağırmalar, kadının ağlamalarına karışırken adam, kadına kuvvetli bir tokat attı.
Donup kaldım. Benim dışımda hiç kimse, dönüp bakmıyordu. Kadın sendeledi. Adam vurmaya devam etti. Öfkeden deliye dönmüş gibiydi… Korktum…
Beynimin bir köşesi, yardım et derken ayaklarım kıpırdamamak için söz vermiş gibi yere yapıştı.
Gitmeye çalışıyor ama gidemiyordum. Yardım etmeliydim kadına. Ben bunları düşünürken kadın yere düştü. Diğer insanların aldırmazlığı içinde yerdeki kadına sürekli vuruyordu adam.
En sonunda yerimden fırladım. Adamı tuttuğum gibi yolun kenarına savurdum. Korku insana sahiden acı bir güç veriyor. Yerinden kalkan adam koşarak bana doğru geldi ve kadını kaldırmak için uzattığım elime vurup bir tekme de yüzüme savurdu. Yere düşünce elimi çiğnemeye başladı. O acıyla adamın sağ bacağını ısırdım. İrkilen adam acıyla yere serildi. Yerde bir yandan bana sövüyordu. Elleriyle sanki acısı geçecekmiş gibi baldırını tutuyordu.

Sonra yerinden kalkıp bana doğru aksak adımlarla yürümeye başladı. Küfürler ediyordu. Beni ve o kadını öldüreceğini söylüyordu. O anda yerde duran taşı fark ettim. Ve elime aldığım gibi adama vurmaya başladım. Kafası paramparça olmuştu.

Kadın gülümseyerek bana bakıyordu. Bense ürküp sokağın diğer kaldırımına doğru sürünmeye başladım. Kadın yanıma gelip bir sigara uzattı. Elini ceplerine atıp çıkardığı bir mendille yüzünü sildi. Aman Tanrı'm! Bu kadın annemdi.

Titreyen ellerimle sigaraya uzandım. Ellerim de, bedenimi zar zor taşıyan bacaklarım da farklılaşmıştı annemin yanında. Sanki gençliğin o toy günlerindeki, bir dirilik vardı bedenimde. Kaldırıma çömelip, çakmağımı çıkartırken adamın parçalanmış yüzünü örtmeye çalıştıkları gazetede ki fotoğrafı gördüm.
"acımasız katil" kaldırıma çömelmiş, sigara içen gençliğim…

Tam o anda, gözüme çarpan o ışığın bir fotoğraf makinesinin flaşı olduğunu anladım.
Kovalamadım bu sefer. Kovalayamadım. Fotoğrafçıyı gördüğümde bir anda gazetedeki haber geldi aklıma. Bankta oturan adamla ilgili haber… Hemen açtım gazeteyi. Fotoğraftaki adam bendim. Altında da şu haber yazılıydı;
Babasını öldüren genç adam parkta yakalandı. Annesini sürekli dövdüğü için babasını öldürdüğünü iddia eden gencin annesi bundan beş sene evvel hayatını kaybetmişti.
Sorgu için karakola götürülen genç kaldığı hücrede anlaşılamayan bir nedenden ötürü ölü bulundu.

13 Ocak 2009
hayatinortasinda..
masal mavisi..
.

6 yorum:

beenmaya dedi ki...

uğur özakıncı'nın öykülerine benzettim tarzını...ne güzel...

Hüseyin Soykök dedi ki...

Güzel bir hikaye..Daha çok bir romanın orta yerinde bir kısımdan söküp alınmış bir yapısı var...:))

Journey to Orient dedi ki...

Oooo! Napıyorsunuz siz kuzum :)
Esrarengiz, postmodern öyküler yazarsınız he! Okuruz biz de :)

Elinize sağlık. Durmak yok, yazmaya devam...

hayatınortasında dedi ki...

benmaya @ Sadece benim değil. İki kişinin yazdıkları bunlar. Teşekkürler.

hüseyinsoykök @ söküp alındığı tek yer, düşünceler.

jto @ beğendin :)

Elif..den dedi ki...

çok süper bır öykü ya ..
devamını bekliyorum böyle öykülerın..zevkle okudum..hayranım hayal zekana be canım..

hayatınortasında dedi ki...

Elif @ keyifle okunması güzel..ama tek benim değil :) 2 kişinin emeği.