25 Ara 2009

Emir!



düşün ki,
ışıklı apaydınlık yolda yürüyorum, ellerim cebimde, başım önümde.
her yanım kahkaha ve seslerle çınlıyor..
yanılma!

adımlarımın vardığı adres, yalan.
sırtımı dayadığım duvar, boşluk.

hangi ses, sözün kadar
hangi ışık, yüzün kadar
hangi ben, sendeki kadar
var?

düşün ki,
körüm.
düşün ki,
dilsizim.

tut kolumdan,
çek al !

3 yorum:

Evren dedi ki...

tam da tersi duygularla kaleme alınmış bir yazıyı okuyup geldim sana...
kendi sözü, kendi yüzü, kendi varlığının ondan bağımsız ve hatta o yokken daha "var" olduğunu anlatan bir yazıdan... o ayrılık üzerineydi...

ps: bazen sadece müziklerini dinlemeye geliyorum... ve inan senden öğrendiğim ve kendi arşivime eklediğim albümlerin sayısı gün geçtikçe artıyor... sevgiler...

hayatınortasında dedi ki...

Merak ettim o yazıyı da Evren..
bazen insan kendisi ile çelişkiye düşüyor, çoğunlukla:)

Müziklerimiz çok yakın o zaman. Çünkü, bu da son günlerde dinlemeye doyamadıklarımdan:)

Evren dedi ki...

okumuşsundur belki, benim bir yazımdı, bu sabah tesadüfen okudum...

http://evrenin.blogspot.com/2009/11/ardina-saklanmak-kendinin_20.html

aşk varkeni ondaki kadar benizdir ya... ayrılıkta da insan kendini sarsmak istiyor, sen sen de varsın aslında diye galiba...
ne bileyim...
o zaman öyle gelmiş...