13 Oca 2011

Lüsyen / Can Dündar













“Lüsyen” Çok küçük yaşlarımda, henüz ne gördüğümü anlamadığım bir dönemde rastlamışım, ilk fotoğraflarına. Abdülhakhamit’in tablosu, eşyaları, kalemleri ve çalışma masası ile beraber duvarda asılı resmine. Ama unutmuşum işte, baktıklarımı, dokunduklarımı..Tâ ki, Can Dündar’ın kitabını okumaya başladığımda, sayfaların arasında Aşiyan Müze’sindeki ( babamın uzun süre çalışıp, emekli olduğuTevfik Fikret’in müzesi) fotoğraflarını görünceye dek.

Abdülhakhamit döneminin elit, entelektüel ve hatta dâhi olarak görülen, yaşını başını almış zat-i muhterem kişilerinden biri. Lüsyen nerede ise onun yarı yaşından bile küçük. Birbirlerine besledikleri duygular, yaşadıkları zorluklar, ayrılık dönemlerinde birbirlerine yazdıkları sözcüklerle beslenen sevgileri.

Karışık duygularla okudum, kitabı. Onaylama, içten itirazlar, yadırgama, acıma, bazen haklılık payını da ekleyerek. Sadece yaşadıkları aşk değil, yaşadıkları o savaş dönemlerinde Anadolu’da insanlar çabalarken, yurtdışına kaçmaları, tutarsızlıkları vs.vs. Abdülmecid’in konuğu olarak Dolmabahçe Sarayı’na taşındığını, Zincirlikuyu mezarlığı’na çok büyük bir törenle ilk gömülen ilk kişi olduğunu da, bu kitapla öğrenmiş oldum. Okumalı J

3 yorum:

ELİF dedi ki...

Can dündarın cümlelerını çok severim.Birde yüzyılın aşkları kitabı var o da çok güzel diyorlar.Bir arkadasım öve öve bitirememişti.Ne aşklar varmış elif demişti,ısrarla tavsiye etmişti.Ama vaktim olmadı okumaya,okunacaklar listem kabardıkca kabarıyor bu sıralar.
Şimdi birde bunu ekliyorum.
sevgilerle...

beenmaya dedi ki...

her ne kadar ben hala okumamış olsam da aşk için nelerden vazgeçildiğine, nelerin kabul edildiğine dair okunması gereken bir kitap bence...

hayatınortasında dedi ki...

Teşekkür ederim, yorumlarınız için :)