1 Tem 2009

Maraz/Hande ALTAYLI



Çocukken dünya kocaman bir oyun bahçesiydi ve senindi. Bilinmezdi, heyecanlıydı ve hayal kurabildiğin ölçüde sana aitti. Geleceği bilmiyordun ama onu gönlünce şekillendirebileceğine inancın vardı. Her şey ama her şey bir ihtimaldi. Dünyayı güzek kılan da işte o ihtimallerdi. Her filmde yeni biri olabilirdin, her kitapta başka bir ömür sürebilirdin. Zengin, ünlü, astronot, veteriner, doktor, mutlu, prenses, başbakan, gizli ajan, ressam, rock yıldızı, futbolcu, hiçbiri imkansız ya da uzak değildi.

Yaşlanmak ise ihtimallerin azalmasıydı. Sahip olamayacağını bilerek bakmaktı etrafa, geçmiş olsun demekti. Asla o kitaptaki adam yada kadın olamazdın artık.

"Sınırlı mutluluklar dönemine hoşgeldiniz" yazan görünmez bir tabelanın altından geçerdin!

"Gerçekler dünyasına hoş geldiniz! Yetinmeyi öğrendiniz mi, öğrenmeniz gereken tek şeyi?"

Gençliğin bittiği yer, hayatın bittiği yerdi aslında, ikinci baharlar falan hep palavraydı, dünya senin sahibindi ve hapı yutmuştun.

Maraz / Hande ALTAYLI

13 yorum:

sufi dedi ki...

Onun için mi bu çocukluğumuza özlem gün geçtikçe artıyor?Yediğimiz dayaklara rağmen ne hoştu o günlerimiz; tasasız kaygısız ve neşe içinde!

cache dedi ki...

Gençliğin bittiği yer, hayatın bittiği yerdi aslında, ikinci baharlar falan hep palavraydı, dünya senin sahibindi ve hapı yutmuştun..

sağlam bir tokattı.. teşekkürler bu güzel paylaşım için.

** dedi ki...

ilk kez okudum bu satırları.. ve pek karamsar, hani iyimser de olmasın amam ama.. bu da bir gerçek değil kanımca.. iyimser ve kötümser zaten ikiz bunlar.. ikiz düşmanlarımız..

hayatınortasında dedi ki...

Kitabın içerisinde, hayatta karşılaştığımız karamsarlıklardan bolca olmasına rağmen..sonu hoş bitiyordu, ılımlı bir iyimserlik içinde...
yine de hoşuma gitti bu dizeler, kişiyi silkeliyor adeta.

yedikatyabancı dedi ki...

Merhaba..

Bloğumu açarken "hayatın ortasında" gibi bir başlık düşünmüştüm. Varmıdır acaba diye baktım..
Okudum, sonra tekrar..
Buldum, çıkardım kendime bir sürü cümle..
Merhaba demeden de edemedim..

hayatınortasında dedi ki...

Merhaba, o zaman :)

Hüseyin Soykök dedi ki...

Deli bir nehir gibi..
bizi besleyen arı ve duru dağ kaynaklarından doğarak geldik dünyaya..bir marifetmiş gibi o kayadan bu kayaya şen ve şakrak sıçrayarak, elleyip yoklayarak geçti çocuk çağımız,
Sonra, derin vadilere daldık gizli ve saklı yanlarımız oldu. gençlik dedik adına..
Derken, diğer akarsularla birleştik şehirler ve ovalar geçtik..akışımız ve rengimiz değişti..olgunlaşmak ve sosyalleşmek adına toplumun kirli fikirlerini özümseyerek hamdık piştik diyerek çoğunlukta yitirdik tekilliğimizi...
:((

hayatınortasında dedi ki...

Güzeldi sözler, Hüseyin Soykök..teşekkürlerimle.

Hüseyin Soykök dedi ki...

asıl ben teşekkür ederim..
iyi bir yazar, diğerinin yazarlık yetisini tetikler...diyorum.
devam ediyorum...

..
Bir mavi deniz vardı düşlerimizde..
ulu bir dinginlik gibi canlanırdı belleğimizde...
Herşey daha güzel olacak diye..diye
Geldik..
Herşeyin son bulduğu ülkeye..

Sevgilerimle...

Haşim A. dedi ki...

Güzel kitaptı ben çok beğendim. Keyif aldım okurken. Herkesin hayata dair kendince tesbitleri var yani kendi masalları...Bu da Hande'nin ki. Ama en önemlisi tabiki bizim ki. Sevgilerimle:))

hayatınortasında dedi ki...

Teşekkür ederim Haşim Bey:)

Adsız dedi ki...

arkadaşlar aşka şeytan karışır romanının devamı mı bu kitap?

NEŞELİ VE İNCİLİ GÜNLER dedi ki...

Merhaba.Blogunuzu geziyorum şu anda.Hande Altaylı'yı yeni okudum.Kahperengiyi okudum.Güzeldi.
''..geçmiş geçmiştir.Kalan sensin..'' aklımda kalan bir cümle..Hatta blogumda paylaştım.