4 Şub 2010

İntikam Peşinde..


Aslında, klasik bir Amerikanfilmi diye düşünebilirsiniz. Polis bir baba, öldürülen kızı ve suçluları cezalandırmak için gözünü kin bürümüş bir ebeveyn.
Ama değildi...
Mel Gibson'un filmlerini severek izleyenler bilir, müthis bir duygusal yönü de vardır ya hani, bakışlarında duruşunda. Buna ek oldukça yaşlanmış, kırış kırış bir yüzde, parlayan gözlerini ekleyin, oynadığı filmin senaryosunda ki, sizi etkileyen acıları. Kızını ağırlamak için telaşlanan, hasta hali ile daha da panikleyen bir "zencefilli gazoz" bulmaya çalışan bir baba...o halde iken, o anda tam kızının ölümü. Sonra şok, kabullenilmeyen bir gerçek, ama gerçek.
Aksiyonu, hareketliliği çok abartılmayan, ama olanlarının da yeterli geldiği bir filmdi :) Yanımda sürekli bir şeyler atıştıran kişiyi bir kenara bırakırsak, koltukta soluksuz kalıp, hem ip gibi ince gözyaşlarını akıtacağınız, hem neymiş ki asıl mesele sorusu ile bir sonra ki, sahneyi bekleyipte, finalle yine kendi içinizde sessiz kalacağınız, bir film.

3 yorum:

beenmaya dedi ki...

bu filmi seyretmedim henüz ama seyretme niyetindeyim...

bazı filmler sadece aksiyon gibi gözükse de aslında çok farklı tatlar da bırakıyorlar insanın yüreğinde...

ben de böylesine bir tadı Gerard Butler ve Jamie Foxx'un oynadığı Law Abiding Citizen (Adalet Peşinde)filmini izlerken almıştım...

suç ve suçlu kavramı, adalet sistemi ve "iyi" bir insanın sevdikleri ve adalet uğruna nasıl "kötü" ve "suçlu" bir insan olabileceine dair güzel bir film. seyretmediysen öneririm...

izlemediysen

beenmaya dedi ki...

bu arada fark ettin mi film isimleri ne kadar yakın ve genelde tekdüze. tabi bizim çevirimiz de önemli bu konuda da sen "intikam peşinde"den bahsediyorsun ben "adalet peşinde" den...

:))

hayatınortasında dedi ki...

Mutlaka izliycem maya, teşekkürler:)