4 Oca 2010

fısıltılar..






siliyorsun her yazdığın kelimeni, daha başlamadan

gölgesi düşerken, usuna

uzanıp okşuyorsun, yüzüne dökülen saçlara dokunur gibi.


için, ısınmıyor..


Ardına dek açık kalmış bir pencerenin

pervazında takılı, o diline düşmeyen heceler.


fısıltılarını dinliyorsun, yürek kabartıp

gözlerini yumduğunda, duyduğun anlama; açtığında sağırsın!


için, bileniyor..


Filminin son sahnesi oynanırken, perdende

cümleleri geçtin, harfleri sıralıyorsun

yanyana, alt alta, çapraz

-bulma'ca da, ebe midir, yitik anlam? -


yüklemleri değiştirdin,

özne sen kaldın -özne ben-

labirent gibi dolanırken içinde, imâların

taş üstüne taş dizerken, kalemin

dindirmiyor, yüreğindeki feryadı hiçbiri / her bir'i..

İçin -için- ağlıyor!

1 yorum:

Evren dedi ki...

için için ağlayan kelimelerle kurulan bir cümledir; ayrılık, bazıları için bir tek kelime olsa da...