12 Kas 2009

melodi..




Ne zaman düşünsem seni
acı ve derin sesi ile bir kadın başlıyor şarkısına
çömelmiş yere dizlerinin üzerine
ellerini serbestçe bırakmış
uzatıyor boşluğa, tutamadığına..
Ne zaman düşünsem seni
yüzlerce kişi yan yana
el şaklatıyorlar, eşlik etmek için o sese
ağızlarında aynı nakarat
Hasret
Hasret
Hasret!
Ne zaman düşünsem seni
mırıltılar dönüşüyor çığlığa!
“Dilsizin feryadı gözlerinde..”
başlıyor ezgisine kadın
bedeni melodinin içine sürüklenirken
her yeni tını da, soluyorum seni..
Bir tek o
bir tek ben biliyoruz şu anda!
yükselirken müzik, susan tüm seslerin ardında
yüreğinde/yüreğimde tek kelime
Ah söyle-ye-mediğim!

3 yorum:

** dedi ki...

en iyi dansçı kendini rüzgara, nehire bırakmasını bilendir.. ve en güzel dans, bir çağlayan gibi duygular denizine dökülendir..

Hüseyin Soykök dedi ki...

Sevdayı içine gömerek yaşamak: İçindeki aşka dair duygularını üstü açık bir mezara koyup, zaman denen rüzgarın getirdiği toz, toprak, çakıl ile açık mezarı örtmesini beklemektir..
Ancak bu işlem o kadar yavaş işler ve o kadar çok yıpratır ki acının kendisine alışmak gibi bir zorluğuda beraberinde getirir..

çöl sürgünü. dedi ki...

aslına bakarsanız burda ifade edilen dansınmı yoksa tanstaki kıvraklıgın arzulara çagrışımı,dansa konu olan sorun,başı ve sonu aynıdır.O dansı varetmek bedeni,ruhuyla,arzulara dökmek dansın sevişmesi gibi karşısındakine bunu hissettirmesi gibidir, her kişinin ruhuna denk düşmez.dansın diline bilen anlata bilir bunu,bilen anlatır diger bilense anladıgı kadar verir karşılıgını kısa ve öz olan budur.