12 Haz 2014

Mırıldandığım Şeylersin /Haydar Ergülen





Senin Harflerin İçin

1.
Mırıldandığın her şeysin, sesinden öpüyorum
sessizliğine de eğiliyorum fakat neredesin
kapanınca harflerinin kapısı: Adın
şiirim!
Heceler gibi öpüyorum işte iki hecesin
adından başlıyorum öpmeye kırlara çıkmış
harflerinin arasından öpüyorum: Ağzın
cennetim!
Dilin hâlâ çocukluğun suyuyla terli
ve haylaz suyundan öpsem küskün
bir çeşmenin harflerin susuz. Dilin
cehennemim

2.
Mırıldan dur bana, senin üstüne harf
getirmem daha, ağız ağıza duruyor
harflerin: Sevmenin birinci hâli gibi
telaşlı duruyor da ben utanıyorum
üçü bakarken birini öpmeye senin!

3. 
Harflerin aralanmış
sesliler sevişiyor
sessizlere bu cümlede
sıra gelmeyecek gibi

Harflerin yatışınca
belki duyarsın içinde
sessizlerin uykusuz
kaldığı o cümleyi

Aşkı seslendirirken
unuttuğun mırıltı
bizi sessizliğimizden
doğru bağışlar belki

4. 
Bir ses sesini öpse
harflerin uykusuz kalır

5.
Dün sabah önünden geçtim
kağıt gibiydi harflerinin yüzü
araları açılmış olmalı
bütün gece sevişmekten

6.
Mırıldandığımız şeyler
kalmayınca aramızda
ağızda söz, gövdede ter,
bir aşk bunlarla biter

7.
Harflerin gülüştüğünü senin adında gördüm!

15 May 2014

kara..


mavi gökyüzünü, 
bulutlar
peş peşe birbirini takip ederken sevdim ben
her bir bulutun
pamuk, beyaz şekillerini..

bugün gökyüzü 
kömür karası.
nereye baksam
acı..

ruhları şad olsun.

12 May 2014

mırıltı..


kışa özeniyordu, bahar
soğuk, kasvetli..

hani sevilirdi, nisan'lar
aldandım!

dudaklarım
bir oyuna büründüler, bensiz!
"sus"tu adı.

fısıldasamda duyardın, belki..
duyar, belki..

yalnızlığa özeniyordu, kalbim
az buruk, az hüzünlü

Sevilen, hani unutulmazdı?

duyar'sızlığına
aldandım..

14 Nis 2014

Beni Güzel Hatırla / Orhan Veli Kanık


Beni güzel hatırla

Bunlar son satırlar
Farzet ki bir rüyaydım esip geçtim hayatından
Yada bir yağmr sel oldum sokağında
Sonra toprak çekti suyu kaybolup gittim
Beklide bir rüyaydım
Senin için..
Uyandın ve ben bittim
Beni güzel hatırla
Çünkü sevdim seni ben her şeyini
Sana sırdaş oldum dost oldum koynumda ağladın
Yüzüne vurmadım hiçbir eksikliğini
Beni üzdün kınamadım
Alışıktım vefasızlığa el oldun aldırmadım
Beni güzel hatırla
Sayfalarca mektup bıraktım sana
Şiirler yazdım her gece
Çoğunu okutmadım
Sakladım günahını sevabını içimde
Sessizce gittim senden öncekiler gibi sende anlamadın
Beni güzel hatırla
Sana unutulmaz geceler bıraktım
Sana en yorgun sabahlar
Gülüşümü gözlerimi sonra sesimi bıraktım
En güzel şiirleri okudum gözlerine baka baka
Söylenmemiş merhabalar sakladım her köşeye
Vedalar bıraktım duraklarda
Ne arasan bir sevdanın içinde
Fazlasıyla bıraktım ardımda
Beni güzel hatırla
Dizlerimde uyuduğunu düşün
Saçını okşadığımı üşüyen ellerini ısıttığımı
Mutlu olduğun anları getir gözünün önüne
Anlından öptüğüm dakikaları
Birazdan kapını çalan kişi olabileceğini düşün
Şaşırtmayı severim biliyorsun
Bu da sana son sürprizim olsun
Şimdi seninle yaşanan günleri ateşe veriyorum
Beni güzel hatırla
GİDİYORUM ...

ORHAN VELİ KANIK

2 Mar 2014

Milano Sirki..


Maalesef finale gelince aklıma geldi video çekmek :) Kürenin içerisine toplam üç motorsiklet girdi, o küçücük alanda yaptıkları hız ürkütücüydü..Muhteşemdi. Bravo tekrar, tekrar..

20 Şub 2014

Bi küçük Eylül Meselesi..


Ne kadar uzun zaman olmuş, bir film izleyip yazmayalı..

Eylül'e takıntılı olduğum için, ismini duyduğum anda gitmeye karar verdim. Ne güzel Bozcaada, ne güzel tatil, ne güzel sarışın bir bayandı öyle:) 

Şarkısı bile film gibi duru, naif..

Müthişti, süperdi demiyorum elbette ama kendince bir havası var, insanı saran. Nedir, ne olmuş ki, niye ya diye sonuna kadar düşündürdüğüne göre, heyecanı da güzeldi..İzlemeli.


18 Şub 2014

Kayık ...

Gece
Ay dolunay.
Gece de bir insan, kambur duruşunda taşıyor hüznünü.
Yavaşça biniyor,
Lacivert renge bürünmüş denizin kıyısında bekleyen kayığına..
Küreklerin suya değişindeki,
ses yükseliyor önce,
İki yankı gibi vuruşları.

Sonra kayıp gidişi.
Gecenin mi, denizin mi,
Yalnızlığın peşi sıra mı bilinmez.
Tam ortasına varınca…
Gitmenin de,
Dönmenin de imkansız gözüktüğü,
Hani uçsuz bucaksız karanlık,
Hani göz alabildiğine yokluk…
Kalakalıyor.


Bırakıyor kendini akıntısına dalgaların,
“nereye giderseniz gelirim” diyor sessizce,

“ne yöne götürürseniz giderim”

Tahta kayığın küçük boşluğuna uzanıyor,
Büklüm büklüm, ürkek.

Gökyüzüne bakarken,
Peşi sıra gelen yıldızlar tek tek gözkırpıyorlar sessizce,
Her biri birer ateşböceği,
Yanan titrek mum,
Işık işte, ışıl ışıl yanan umut yada..
Elini uzatıp “dokunur muyum” derken mi,
Isınır içi ?
Onu önemseyen yürek atışlarını hatırladığında mı ?

Hani ansızın yağmurun ardından açan güneş,
Hani özlenene sarıldığın an hissedilen ateş…
Ağlıyor.
Ki ağlamalı insan “yükünü hafifletmek için, yüreğinin….”

Gece
Ay dolunay.
Gece de bir insan.
Kıyıya çıkıyor,
Sadece yorgun…

vv.


Not: Eylül /2007'de yazdığım, eski bloguma eklediğim, sevdiğim bir şiirim. Resim Salvador Dali..