26 Kas 2008

anla..



Sakladıkların vardı seninde, bilinmiyen.

karşındaki, avucuna bıraktığın kırıntıları seyrederken..

anlamını biliyor musun, büyüyen sessizliklerin?

uzun cümlelerin yorgunu, aşk

yetmeyen, sözlerin

kanmayan, duygunun

bekledikçe, bekleme nedenini unutturan düş (ünce) lerin..

Söylemeyi bilmediklerin vardı senin, umarsızca.

savur kırıntılarını!

rüzgarla, uçar gider

karşındaki..

.

14 yorum:

beenmaya dedi ki...

oysa cümlelere boğmadan, yüklemeden sadece yaşamalı, yaşatmalı...

Kara Kalem dedi ki...

Çok duru ve etkileyici.
Tebrikler.

Mavi Tuna dedi ki...

Rüzgar savursa ve alsa gitse kırıntıları bile.

Çok güzel bir yazıydı.

Tebessüm ile.

Elif dedi ki...

aslında rüzgarın o sert esışinin altındada bınlerce duygular vardır..
önemli olan onu anlayabılmek...

çok güzeldi cümlelerin.
sevgılerle...

Maviye Yolculuk dedi ki...

Ve avuçlarımın içinde saklardım kalbimdeki cam kırıklarını...

ps:Fotoğraf tam benlik :)

Hüseyin Soykök dedi ki...

Elbette kimse kırıntılarla yetinmek istemez. Sevgi pınarının suları çağlayarak akmadıkça. Sevene eza, sevilene ise sefa olmaya devam eder.

Ayrca duyguları bilmeden, tanımadan yada duygularını derinlemesine analiz etmekten dahi imtina eden bu çağının insanlarının yanında..Bilesiniz ki oldukça ayrıcalıklı bir konumdasınız.

ilhamperisi dedi ki...

Söylemeyi bilmedikleri kalır karşıdakinin içinde ve hep söylenseydi diye düşünülür..ama bu söylemeyenin umrunda bile olmaz çoğu kez..

Kara Kalem dedi ki...

Kesin o an kafam iyidir. Yoğun bir duygu yobazlığı içine düşmüşümdür. Buna inanıyorum, bu gibi durumlarda sıklıkla olur bu bana, bir tek seni değil, herşeyi silmişimdir. Tüm izlediklerimi. Bir teki hariç. Oda o kadar yakınki bana, eminim öyle bir şey yapacak olsam atlar arabaya, gelir ve ağzımı burnumu un ufak eder benim. :))

Sevgili Arkadaşım herşey bir yana ben sürekli okurken, kendime engel olamayarak yorumda yapan bir insanım. Bazen yorumlarımın eleştirisel bazda ucu açılıyor. Ben çenemi tutamadığım gibi kalemide susturamıyorum. Bu yüzden sürekli karşımdaki insan sitemiyle üzüntüsünü belirtiyor. Bense zınk diye olduğum yerde duru kalıyorum. Kuruyorum. Sonunda da ıslanmak için, zaten yükünü almış sırtım ve dimağım kadehe sarılıyor. Bir insanın duygu birikimini yorumlamak benim ne haddime sanki. Niçin hep kendi yanında olması gereken düzeltmeler içindedir bu elimdeki egosu obez, tortulu kalem anlamam. Senin sayfanla ilk tanıştığımda o fransız, aşk melodisi çalıyordu. Hani şu ıssız adam filminde olan. Öğrencilik yıllarıma döndüm. İlk aşkım geldi gözlerimin önüne. Hem slogan atıp, hem sevişiyorduk. Hem direniyor, hemde aşk üretiyorduk. Yenildik, susturulduk, aşk bizlere küstü. Fakat o fransızca şarkı bugün bile beni o yıllara götürüyor. Duygusallaşıyorum.

Seni ve diğer arkadaşları silmemin nedeni ilerde herhangi bir yazınızı eleştirirsem kırılmanızdan korktuğum içindir. Bunu yaparım biliyorum. Çünkü her gördüğümü, okuduğumu irdelerim ben. Hepsi bu. Bu bir özürmüdür, açıklamamıdır, saçmalıkmıdır, kararı sen ver. Saygı duyarım.

Sevgilerimle

Hayatın Ortasında dedi ki...

maya @ kelimeler de, biz de boğuluyoruz sonunda..


mavi tuna @ kırıntılar bile ne kadar değerli olabiliyor..hâlâ!

Elif @ anlamak..bazen zor olabiliyor sanırım:)

Hayatın Ortasında dedi ki...

Hande @ senin olsun foto :)

HüseyinSoykök @ tüm bu çabuk kırılmalar, o yüzden mi acaba?

ilhanperisi @ umursanmamak, ne acı..

Hayatın Ortasında dedi ki...

Kara Kalem @ bir an okurken sırf o fransızca şarkı için izlenmeye eklendim, sonra silindim diye düşündüm :)
Hep beğenilmek, güzel eleştiriler almak değildir pek çok kişinin beklediği. Yapıcı olan her öneriyi, kendimi geliştirmek adına dinlerim. Kırıcı, ezici olmamak kaydı ile..
Açıklamadır dedim, bilginiz olsun.

Hüseyin Soykök dedi ki...

Öyle anlar gelir ki kendiniz kendinizi dahi anlayamadığınız halde bir başkasının sizi anlamasını beklersiniz..Sanki, telepati yeteneği varmış gibi sizi ve kafanızdan geçenleri kavrayacak ve ruhunuzun bin parçaya bölünmüşlüğünün acısını hissedecektir..:((

Yargılamadan sevilmek, Şekilsiz beğenilmek, Delice aşık olunmak istenir. Yürek ister, hayat hayır der. Akıl ise ikisi arasında bir ip cambazı.

İşte bütün kırılmalar, parça pinçik olmalar bu yüzden..
derim ben..
:))

Hayatın Ortasında dedi ki...

Her ne kadar zor ve karmaşık olsa da..doğruyu görmesini ( belki tam olarak aklımızdan geçeni değil ama ruhumuzu) bilen gözlerin olduğuna inancım var :)

Gathering dedi ki...

''uzun cümlelerin yorgunu, aşk''

Ve bilirim, büyüyen sessizliklerin anlamını, -da susarım ''içim'' adına...

Birde ben... Savurmayı bilmem kırıntılarımı... Ama savrulurum, -parça parça- bir oraya bir buraya...

Çok güzeldi, çok...

Sevgi ve tebessümümle...