14 Kas 2008

öğrendim ki..


Kopamayan
bırakamayan
tek eller olmaz
ayrı-lırken
isyanda tüm duygular
sensiz başlayacak cümleler yok henüz
sensiz yaşanacak günler bitmez
..
öfkenin ateşini dindiren, sen
sar ki beni,
nefesin ısıtsın buza dönen yüreğimi..
.

12 Kas 2008

ayrı - lık




Dün..

bir boşluk hissi vardı, içte

amaçsız.

seslendiğinde sana, susan sendin.


doğru kelimeyi seçememek gibi bir eksiklikte hissedebilirmiş insan,

duydun..

sustun..


Bugün..

sende kalan yüzünün aksine baktın, bir süre


Ve evet,

sokağın köşesini dönerken,

karşına çıkan o kişinin saçları onunla aynı.

Marketteki o genç, onun gibi gülümsüyor.


Bugün, yok işte..

Çevrendeki her ayrıntı, gerçek ötesi

yürürken, nereye gittiğin bilinmiyor

konuşurken, dediğin işitilmiyor

gündelik telaşlar, sıradan..

gözlerinde akmayı bekleyen yaşlar tek gerçeğin,

bir de bu acı

yakan.


Yarın,

unutabilir misin

unutulur mu


Bunun adı ayrı - lık

unutmalısın!

.

İki..



Birlikte /lik

İki küs çocuk ruhuna dönüşür,

olgunlaşmasına izin vermedikçe

inatçı, huysuz, hep mızmız..

Belki de

İki minik kedinin

arasında gidip-gelen

birbirine dolanmış

renkli bir "duygu" yumağı..

İki şey gereklidir.

Görmesini bilen bir göz.

Yada neticeye varmayı isteyen sabır.

Düğüm noktasını bulup, tam oradan kopartarak

örgüsüne devam edebilir, bilen göz.

Yere bağdaş kurup,

yumağı tek tek açarak

çözerek

tekrar sarabilir de, isteyen sabır.

İki küs çocuk, biri ağlar sessiz

İki minik kedi, biri kaçar sessiz

Bir / likte / lik değil midir zaten ?

Yoksa

İki/ likte / lik olmaz mıydı ?

10 Kas 2008

Hüzündü yüzüm..



Bir rüzgar esiverdi saçlarında
Konuşamayan dudaklarını örttü elleriyle
gözyaşlarını gizledi..

Avuçlarında tuttu hüzünü..

Ansızın

kaçıverdi/uçuverdi,
parmaklarının arasından sıyrılıp
gökyüzüne süzülen,

bir güvercin gibi.

Seslendi arkasından..

Yüzündü, yüreğime hüzün veren tek anı.
Hüzündü, yüzüm..


Dönüp arkasına,

içinin,
en ağrıyan adımlarıyla uzaklaştı..

Yanılgı



İsmini sevdim, diyerek ilk izlenimi bu olarak aldı kitabı eline..

Arka kapaktaki sözleri, okuyup düşündü gülümseyerek
okumalıyım diye mırıldandı, hevesle.

İlk sayfa
İkinci sayfa

Boştu.

Sonunu getirmeye çalışmak kadar
Okumaya başlamakta boştu.

Kapattı.
Açmamak üzere..






Tablo : Jean-Honoré Fragonard'ın "Kitap Okuyan Kız"ı

7 Kas 2008

Sevda dediğin..



Damla damla yağar bedenimin üzerine
gecenin karanlığı,
bir perde gibi çöker sessizlik.

İnce bir melodi duyulur derinden,
rüzgarla beraber pencereme çarpar sensizlik.

Hüzünlerim de,
düşlerimde,
yalnız sen varsındır artık.

yıldızlarda
ve ayda
ve gecenin içinde..

gülen gözlerin ışık saçar,
saçların bir alev..
yudum yudum bitse de hasretimin sancısı,
gönlüme çöker sensizlik..

Sesin duyulur kilometrelerce uzaktan,
yumuşaklığı,

tatlılığı ısıtır,
sarar,
yürekteki en derin sızıyı..

düşlerimde,
yalnız sen varsındır artık.
yıldızlarda
ve ayda
ve gecenin içinde..

gülen gözlerin ışık saçar,
saçların bir alev..
dudakların..



5 Kas 2008

Şaşkın..





Yokluğu yüreğinde başlıyor,

Sızını duyuyorsun
Boşluğu duyuyorsun,

Sesi y o k.

İşitmiyorsun!


Ne olduğunu
Nereye varacağını

Bir tek sen bilmiyorsun..


3 Kas 2008

Sır..





Gözlerinin aksi vuruyor kelimelerin içindeki anlama..
Tutup altını çizen kim?

Değdirip bakışlarını geçen ?

Kabul,
yine de söylemekten sakınan, benim.

Oysa,
Gözlerimin yeşilinde parlıyor, senin görmeyi bilmediğin..

2 Kas 2008

Yarınıma..


Yeni bir yarına hazırlanıyor,
hayat
arabalar
telaşla koşturanlar
belki yağmur
montların saran sıcaklığında, yürüyen bedenler..
Bilmediğim bir gün’e merhaba demenin duraksamalarındayım.

Ne getireceğini bilmediğim
Ne götürdüğünü bildiğim.

Hiçbir sabahıma benzemeyen sabah,
Şimdiden “gün aydın” sana…
Karartma günümü!

Karşı Bakış!



Küçük bir çocuk gibi üzgün düşüverdi, bakışları yere
Elleri iki yanında kaldı, biçare
Soluksuzca kalmış gibi,
derin derin iç geçirdi.


Neydi ve nedendi bu sıkıntılar
Hiç bilmezdim.


Karşısında bakardım tuhaf!

Sonra,
Çekip giderdi,
Aldırmazdım..