9 Eyl 2009

gölgelerde anla'm..



Arzu; bedenin gölgesi..

ağırlığı
ezdiğinde diğer bedeni

tüketilir
ter ve nefesle.


Sevgi; yüreğin gölgesi..

kapladıkça içini tüyden hafif
vurunca, aksi diğer yüreğe

beslenir
söz ve özenle.

7 Eyl 2009

Yağmur'a



İp gibi inceden yağıyor yağmur

Üşütüyor, alışkanlıkla giydiğim
İnce askılı atlet..

Isıtmasa da, sabahımı / yüzümü güneş

özlemişim.

Özledim
Seni ve hüznü..

Sarınırken, ince hırkanın sıcağına

dudaklarımın kıpırtısına düşüyor
küçük bir soru

Sen de, beni özlemiş miydin?

3 Eyl 2009

İz..




Bu kaldırımlardan daha önce de yürüdüm ben
Bu sokak adımlarımın şahidi
Ve bu yalnızlık
Ayazda titreten, kuru histir

Çarpa çarpa yürüyorum, kalabalıklar içinde
Omuzlarıma değiyor
Kiminin saçları
Bacak kenarlarıma, yana uzanmış kolları
Karışmıyor da, değilim
Aldırmazlık seline..

Akmıyor da, değilim
Bir bardaktan diğerine, kanılmak için..

Sırtını dönüp, uzaklaşan mısın sen?
Koşar adım giden, benden

Dramın en dramı!

Cadde kenarında,
bir bankta sarar ısıtırım da sözlerimle,
üşüyen ve titreyen en yoksul yanımı!

Özenip, kibritçi kıza
Düşlerin ışığında, umudu yakarım!

Yuvarlanır gider
yanaklarımın üzerinden bir-iki damla
Gözlerimde, geçmiş bir an.

Tutamadığımdır, asıl üzen
yüreğimden de silinirken izlerin..

1 Eyl 2009

Eylül'e..




"Başını eğdiğinde göremesem de, damlaların aktığını

orada olduklarını biliyorum, her zaman.

Eylül’den bir gün al, sil tersiyle

ağlamanın umudu gülümsemektir "

diye fısıldadı rüzgar kulağıma..

"Ağlayabil ki, gülmek yakışsın ardından" dedi güneş..

Ağladım da, güldüm de

dalından kopupta, yere düşerken
seslenen yaprak gibi

usul usul.

30 Ağu 2009

Kız Kardeşimin Hikayesi.



Kızının küçük yaşta lösemi olduğunu öğrenen, onu hayatta tutabilmek için çırpınan bir anne.

Tüm yaşadıklarına rağmen, yaşama neşe dolu gözlerle bakabilen, olanı, yaşadığını kabullenebilen bir abla.

Varlığı kimi unutulsa da, iç dünyasında yaşadıkları ile parça parça olan ağbi.

Ablasına, kimi kardeş, kimi hasta bakıcı, kimi arkadaş, kimi donör olan ( ki geçmişe döndükleri bir görüntü de, babasının kucağındaki 5-6 yaşlarında iken, ağlayarak bayıltıldığı, iğneler yapıldığı sahne sarstı beni)

Ailesini bir arada tutmaya ve adil olmaya çalışan, evin babası.



Başka bir film izlemek niyetinde idim aslında. Ama, seansa yetişemedim. Kız Kardeşimin Hikayesi'de ne kadar dağıtabilir ki beni, okuduklarım abartıdır düşüncesi ile, başlayalı 5 dk. olan filme biletimi aldım.

Ama ekranda tam anlamı ile yansıtılan, hastalığın tüm zor dönemleri, yaşananlar, duygular koltukta sessizce kalakalmanıza neden oluyor. Belki acıtasyonu fazla düzeyde bulabilirsiniz ama, böyle bir filmde başka türlü aktarılamazdı sanırım. Çıkışta, kan çanağı olmuş gözler ve kocaman bir burukluk bırakıyor içinizde..

28 Ağu 2009

Sessizlik..



Küçük-büyük
Yanlış-doğru

Ruhumu bırakmam, ikilemlerde
Hayat bulamam, oyunların içerisinde..

Gölgem, bir adım öteye düşse
Varlığını/varlığımı önce ben gizlerim.

Parlasa ansızın
Gökyüzünde en büyük ışıltısı ile
Yıldızım..

Bir küçük düğmeye dokunur parmaklarım, kapatırım.

Ne debdebe
Ne şaşa

İki kelimemi
İki göz
Ve derinden hissedebilen..

Bir tek yürek görsün, kâfi !

27 Ağu 2009

Bilgi..

Küçük Not:

Blogumu bir hevesle, yeniden düzenlemeye çalışırken, profil fotoğrafım, üst resim, yeni bir şablon gibi...bir nedenle, izlediğim bazı bloglar silindi.

Bileyerek, istemeyerek olduğunu, belirtmek istedim.

Anlayışınız, hoş görünüz için teşekkür ederim.
Vildan.

Usanç..



Eti kemikten sıyırır gibi,
bütün alışkanlıklardan,
Alıştıklarımdan kurtulmamanın..
(Araya bir de A’yı eklemeli elbette, kurtul-a-mamanın)
İradesizliğindeyim.

İradesizim.

Oysa, akşam ezanının yankılarını işitinceye kadar
Tek lokmayı ağzına sürmeme azmini de, gösterebiliyor insan!

Bir bardak suya uzanmıyor el, bekliyor.

Alıştıklarımdan
Alışkanlıklarımdan

Her vaz geçişte..

Vazgeçemeyen
Diğer yanımdan, usandım.

25 Ağu 2009

Yılda bir kez, kendime:)

S I Ğ D A



Sokağı beğendim mi , bir bakıp pencereden

Çıkıp gitmek olmalı , özelliğim bu benim


Senin durman, küçük sevinçleri yaşadığımızın

Ey yağmur, ey sevdiğim


Durgunsa kahvelerin masalarında hava

Kuşsuz kalmışsa ağzım gözlerim gülmemekten


Dostumdan, gökyüzüne sürmeye kuş isterim


Uzaktan en uygun ballı yemişleriyle

Tutup öpmeye ceylan,

barınmaya kulübe

Küçük şeyler ormanına

bir güven bir güven


Böyle yanılma hiç görmedim

Ürküt kara martılarını kıyımızın

Yankılan,

mutlu kayığımı sığda kurtar


Ey ses,

ey yakın geçmişe ağzımla verdiğim.


Gülten AKIN

24 Ağu 2009

Kimi yada kimi? :)



Kimi,
Bacaklarımı topluyorum
Bedenime doğru çekip, büzülüp
Çenem dizlerime dayandığı vakit

Düşündüğümü
Beklediğimi varsayıp,
Sıçrıyorum kendimden, uzağa..

Kimi,
Küçük bir dal parçası buluyorum yerde
Arkama da bakmadan
Kolum geriye dönük
Yolda iz bırakıyorum, ince bir şeritle

Anlamadığını
Bilmediğini varsayıp
Savuruyorum tozları, havaya..

Kimi,
Karanlık perdeme az bir ışık vuruyor,
Koşup çekiyorum camlarımdan, örtüleri
Aydınlıktan kamaşırken gözlerim
Güneş diyorum..

Duymadığını
Hissetmediğini varsayıp
Karanlığa bürünüyorum, ince bir elemle..